Merhaba sevgili gezgin dostlarım! Ceren Gezgin olarak bu sefer rotamı, Balkanların kalbine, adeta bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayan Üsküp‘e çevirdim. Kuzey Makedonya’nın bu özel başkenti, hem Balkanların hem de Akdeniz’in o sıcak ruhunu taşıyan, tarihi boyunca birçok büyük imparatorluğa ev sahipliği yapmış, zengin mi zengin bir kültürel mozaik sunuyor bize.
Büyük İskender’den Roma’ya, Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan köklü bir geçmişe sahip bu topraklar, aynı zamanda sayısız dağları, milli parkları, gölleri ve Vardar Nehri ile hayranlık uyandıran bir doğaya sahip. Ancak Üsküp, diğer Balkan şehirlerinden biraz farklı; adeta tarihle modern mimarinin cüretkar bir deney yaptığı, dünyanın başka hiçbir yerinde benzeri olmayan bir şehir yaratılmış burada. Peki bu değişim şehre yakışmış mı, güzel bir Skopje silüeti ortaya çıkmış mı? İşte bunu kendi gözlerinizle görmeniz ve deneyimlemeniz gerekiyor!
Neden Üsküp’ü Keşfetmelisiniz?

Üsküp, benim için klasik bir Avrupa şehrinin çok ötesinde anlamlar taşıyor. Burası, beş yüz yıldan fazla bir süre Osmanlı egemenliği altında yaşamış ve bu ruhu özellikle eski şehirde her köşe başında hissediyorsunuz. İstanbul’dan sonra Avrupa’daki en büyük tarihi Türk Çarşısı burada bulunuyor; adeta küçük bir Anadolu kasabasında dolaşıyormuş gibi hissetmek paha biçilmez.
- Vizesiz Kolay Ulaşım: Türkiye’den vizesiz gidebileceğiniz ülkelerden biri olması, Kuzey Makedonya‘yı Türk gezginler için cazip kılıyor. Sadece 1.5 saatlik bir uçuşla İstanbul’dan kendinizi Üsküp’te bulabiliyorsunuz.
- Bütçe Dostu Bir Deneyim: Diğer Avrupa şehirlerinin aksine, Üsküp gezisi bütçenizi zorlamayacak. Konaklama oldukça uygun fiyatlı; 25-30 Euro’ya iki kişilik, temiz bir oda bulmak mümkün. Yeme içme ise 3-10 Euro arasında lezzetli seçenekler sunuyor.
- Doğu ve Batı’nın Kucaklaşması: Şehrin doğusu, eski ve Müslüman kültürüyle Doğu’nun ruhunu taşırken; batı yakası modern, Ortodoks ve Batı yüzünü sergiliyor. Vardar Nehri’nin ayırdığı bu iki farklı dünya, Üsküp‘ü İslam ve Hristiyan kültürünün eklektik bir karışımı haline getiriyor. Eski şehirde Türkçe müzikler dinleyip börekle demleme çayınızı yudumlarken, bir köprü ötede modern kafelerde Avrupa esintilerini yakalayabilirsiniz.
Üsküp’te Konaklama ve Ulaşım: Nerede Kalmalı, Nasıl Gezmeli?
Üsküp şehir merkezi oldukça kompakt, birçok yeri yürüyerek rahatlıkla gezebilirsiniz. Biz iki gece kalmayı tercih ettik. İlk gün Matka Kanyonu‘nun büyüleyici atmosferine kendimizi bırakıp, ikinci gün hem eski hem de yeni şehri adım adım keşfettik.
Ulaşım:
- İstanbul’dan THY ve Pegasus ile direkt uçuşlar mevcut.
- Havalimanı şehir merkezine 25 km uzaklıkta. Taksi ile 15-20 Euro arası tutuyor ancak pazarlık yapmayı unutmayın; biz 16 Euro’ya anlaştık! Otobüs de merkezi ulaşıma bir seçenek.
- Şehir içinde kırmızı çift katlı otobüsler kullanılıyor fakat çoğu yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Eğer Balkanlar’da birden çok şehir gezecekseniz, Priştine’ye 1.5 saat, Ohrid’e 3 saat gibi kısa otobüs yolculuklarıyla ulaşmak mümkün. Biz Ohrid’den Üsküp‘e dönerken taksi kiralayarak yol üstündeki güzellikleri de keşfettik; bu size zaman ve esneklik katabilir.
Konaklama:
Üsküp‘te her bütçeye uygun otel bulmak kolay. Benim tavsiyem kesinlikle merkezi bir konumda kalmanız. Şehir küçük olduğu için hem eski hem de yeni şehirde kalsanız bile birçok yere yürüme mesafesinde olacaksınız. Ben deneyimlerime dayanarak, ilk kaldığımız otelden memnun kalmadığımı söylemeliyim. Temizlik ve ferahlık konusunda hayal kırıklığı yaşadık. Hemen ertesi gün Makedonya Meydanı’na yakın, çok daha temiz ve merkezi bir aparta geçtik. Bu da gösteriyor ki, bazen birkaç Euro farkla çok daha iyi bir konaklama deneyimi yaşayabilirsiniz!
Üsküp’ün Kalbi Nerede Atıyor? Eski Şehir mi, Yeni Şehir mi?
Vardar Nehri üzerindeki tarihi Taş Köprü, Üsküp‘ü adeta ikiye bölen bir çizgi gibi. Köprü, sadece fiziksel olarak değil, kültürel ve ruhsal anlamda da şehri Doğu ve Batı’ya ayırıyor. Gelin, bu iki farklı yüzü birlikte keşfedelim.
Zaman Tünelinde Bir Yürüyüş: Eski Üsküp’ün Ruhunu Keşfet
Taş Köprü‘den doğu yakasına doğru yürüyerek, Osmanlı’dan kalan eşsiz bir mirasa, tarihi Türk Çarşısı‘na adım atıyoruz. Arnavut kaldırımlı dar sokakları, cumbalı evleri, el işi dükkanları, kebap kokuları ve demleme çay servis eden kahveleriyle burası adeta zamanda bir yolculuk. Kendinizi bir an için Anadolu’da gibi hissedeceksiniz.
- Taş Köprü: 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde yapıldığı düşünülen bu köprü, Üsküp‘ün sembolü. Bugün sadece yayalara açık olan köprüden geçmek, adeta tarihe dokunmak gibi.
- Türk Çarşısı: İstanbul’dan sonra Avrupa’daki en büyük Türk Çarşısı, burada bulunuyor. Hediyelik eşyalar, baharatlar, geleneksel kıyafetler ve lezzetli börekler bulabileceğiniz bu hareketli çarşı, mutlaka gezilmeli.
- Murat Paşa Camii: 15. yüzyıldan kalma bu cami, Balkanlar’ın en eskilerinden. Halen ibadete açık ve cuma günleri Türkçe vaazlar veriliyor.
- Çifte Hamam ve Kurşunlu Han: Murat Paşa Camii’nin karşısındaki restore edilen Çifte Hamam, bugün modern sanat galerisi olarak hizmet veriyor. Yürüme mesafesindeki Kurşunlu Han ise 1550’lerden kalma ve gece ışıklandırmasıyla harika bir atmosfer sunuyor.
- Kapan Han ve Mustafa Paşa Camii: Kapan Han, günümüzde kafe ve restoranlara ev sahipliği yapıyor. Kalenin karşısındaki tepede yer alan ve 15. yüzyıl sonlarında yapılan Mustafa Paşa Camii ise konumu ve mimarisiyle Kuzey Makedonya‘nın en güzel camileri arasında.
- Üsküp Kalesi: MS 6. yüzyılda Roma dönemine dayanan kale, şehre yüksekten bakan konumuyla güzel bir Üsküp manzarası sunuyor. İçeride çok fazla eser olmasa da panoramik fotoğraf çekmek için ideal.
Modernizm Rüzgarları: Yeni Üsküp’ün Göz Kamaştıran Yüzü
Taş Köprü‘yü geçip yeni şehre adım attığınızda, sizi adeta başka bir boyuta ışınlıyormuş gibi hissedeceksiniz. ‘Üsküp 2014 Projesi’ kapsamında devasa boyutlarda ve sayısız heykelle donatılan bu bölge, antik ve tarihi bir görüntü verilmeye çalışılan binalarıyla oldukça ilginç bir atmosfere sahip.
- Makedonya Meydanı ve Büyük İskender Heykeli: Şehrin kalbi olan bu meydan, 22 metre yüksekliğindeki Büyük İskender Heykeli ile dikkat çekiyor. Etrafı bronz askerler ve aslanlarla çevrili havuzuyla oldukça etkileyici. Meydan, kafeleri, restoranları ve mağazalarıyla cıvıl cıvıl.
- Arkeoloji Müzesi ve Bağımsızlık Müzesi: Modern yapıların arasında yer alan Arkeoloji Müzesi, Makedonya tarihine ışık tutuyor. Ancak size bir sır vereyim; eğer tek bir müze gezecekseniz, kesinlikle Makedonya Bağımsızlık Mücadelesi Müzesi‘ni tercih edin. 109 balmumu heykel ve başarılı rehberlik hizmetiyle, ülkenin Osmanlı’dan bağımsızlığa uzanan tarihini soluksuz dinleyeceksiniz. (Atatürk’ün balmumu heykelini görmek de cabası!)
- Rahibe Teresa Evi: Nobel Barış Ödülü sahibi, Üsküp doğumlu Rahibe Teresa’nın hayatına adanmış bu ev, onun kişisel eşyalarını sergiliyor. Vaftiz edildiği Katolik Kilisesi’nin olduğu yerde açılmış bu ev, onun insancıl mirasına bir saygı duruşu.
- Vodno Dağı ve Milenyum Haçı: Şehrin her noktasından görünen Vodno Dağı’ndaki 66 metrelik Milenyum Haçı, Hristiyanlığın 2000’inci yılı anısına yapılmış. Teleferikle zirveye çıkıp Üsküp‘ün muhteşem panoramik manzarasını izleyebilirsiniz.
Üsküp Çevresinde Doğa ve Tarih Harikaları
Eğer Üsküp‘e birkaç gün ayırabilirseniz, çevresindeki doğal güzellikleri ve tarihi bölgeleri keşfetmeden dönmeyin. Bu keşifler, gezinize bambaşka bir boyut katacak.
Nefes Kesen Matka Kanyonu: Doğanın Kalbinde Bir Kaçamak
Üsküp‘e sadece 15 km uzaklıktaki Matka Kanyonu, Treska ve Vardar nehirlerinin birleştiği yerde, adeta bir doğa harikası. Yarım gününüzü ayırarak taksiyle veya otobüsle kolayca ulaşabileceğiniz bu kanyonda yapacak çok şey var:
- Tekne Turu: Kanyon boyunca tekne turu yapabilir, eşsiz manzaraların tadını çıkarabilirsiniz. Kesinlikle 400 MKD’lik, Vrelo Mağarası’nı da içeren uzun turu tercih edin! Mağaranın içinde milyonlarca yılda oluşmuş sarkıtları görmek, büyüleyici bir deneyim.
- Yürüyüş Parkurları: 14 km’lik yürüyüş parkurlarında doğayla baş başa kalabilirsiniz.
- Tarihi Kiliseler: Kanyonun girişinde yer alan tarihi kilise ve manastırlar, huzurlu bir mola noktası sunuyor.
Gizli Cennetlere Yolculuk: Ohrid ve Kalkandelen Yolu Üzerinde Keşifler
Eğer bizim gibi araç kiralayarak veya taksiyle seyahat ediyorsanız, Ohrid ve Üsküp arasındaki yolculuğunuzu bir keşif rotasına dönüştürebilirsiniz. Yol boyunca göreceğiniz güzellikler sizi şaşırtacak.
- Mavrovo Ulusal Parkı ve Batık Kilise: Ülkenin üçüncü büyük ulusal parkı olan Mavrovo, nehir yatakları, vadiler ve şelalelerle dolu. Mavrovo Gölü kıyısındaki batık kilise St. Nicholas, 1953’te yapılan baraj sonrası sular altında kalmış. Suların çekildiği dönemlerde bu kiliseyi ziyaret etmek, oldukça mistik bir deneyim.
- Tetova (Kalkandelen): Osmanlı döneminde önemli bir yere sahip olan ve Türk nüfusunun yoğun olduğu bu şehir, ‘Kalkandelen’ olarak da biliniyor. Buradaki Alacalı Cami (Šarena Džamija), canlı renkli çiçek ve geometrik desenleriyle eşsiz bir mimariye sahip. Ayrıca Avrupa’nın en iyi korunmuş Bektaşi tekkesi olan Arabati Baba Tekkesi‘ni ziyaret ederek, farklı bir kültürel mirasa tanıklık edebilirsiniz.
“Üsküp Gezi Rehberi: Balkanların Kalbinde Tarih ve Modernizm Bir Arada!” gibi diğer içeriklerimiz için keşfet kategorimize göz atabilirsiniz.
Ceren’den Lezzet Durakları ve Gezi İpuçları
Üsküp, damak tadınıza uygun birçok lezzet seçeneği sunuyor. Türk mutfağına aşina olanlar için eski şehir bir cennetken, farklı lezzetler arayanlar yeni şehirde de birçok alternatif bulabilir.
- Yeme İçme: Eski şehirde mutlaka börekçileri ziyaret edin. Akşam yemeği için Kapan Han civarında birçok kebapçı bulabilirsiniz. Bana kalırsa, sadece Destan Kebapçısı‘na takılıp kalmayın, farklı yerleri de deneyin. Yeni şehirde ise modern restoranlar ve kafelerde batı mutfağının örneklerini tadabilirsiniz. Olivia Restoran Café’de hem ortam hem de lezzet bizi çok memnun etti. Yerel rakıları ‘rakija’yı ve uygun fiyatlı şarapları da denemeyi unutmayın.
- Alışveriş: Otantik hediyelik eşyalar için tarihi Türk Çarşısı ideal. El yapımı ürünler, geleneksel takılar ve baharatlar bulabilirsiniz. Eğer zamanınız kısıtlıysa, AVM’ler yerine bu tarihi çarşının sokaklarında kaybolmanızı öneririm; bu, Üsküp‘ün ruhunu daha iyi hissettirecektir.
Ceren’den Ekstra Gezi İpuçları:
- Konaklama Seçimi Kritik: Otel rezervasyonu yaparken yorumları dikkatlice okuyun. Bütçe dostu olsun derken, konforunuzdan ödün vermeyin. Benim gibi ilk gecenizde hayal kırıklığı yaşamamak için merkezi ve temiz bir yer seçmeye özen gösterin.
- Matka Kanyonu’nda Tekne Turu: Kanyona kadar gitmişken, mağarayı da içeren bir saatlik tekne turunu kaçırmayın! Farkı ödemeye kesinlikle değer, çünkü Vrelo Mağarası gerçekten büyüleyici.
- Müze Tercihi: Eğer vaktiniz kısıtlıysa ve tek bir müzeyi ziyaret edecekseniz, Makedonya Bağımsızlık Mücadelesi Müzesi‘ni rehber eşliğinde gezmenizi şiddetle tavsiye ederim. Ülke tarihini bu kadar etkileyici ve akılda kalıcı anlatan başka bir müze görmedim.
Son Söz:
Kuzey Makedonya, hem tarihi dokusu hem de büyüleyici doğasıyla Balkanlar’da keşfedilmeyi bekleyen bir cevher. Üsküp ise bu cevherin başkenti, bir geçiş noktası ve kendine has eklektik yapısıyla unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bazıları yeni şehirdeki devasa heykelleri eleştirse de, bu özgün şehir kesinlikle görülmeye değer. Bir yanda Osmanlı’nın derin izleri, diğer yanda modernizm ve antik çağ esintili yeni yapılar… Skopje, bana farklılıkların bir arada var olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Siz de Üsküp‘ü ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz? Ya da belki daha önce gittiniz ve benimle paylaşmak istediğiniz harika anılarınız, gezi ipuçlarınız var mıdır? Yorumlarda buluşalım!
İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:
Kuzey Makedonya’nın Cennet Köşesi: Ohrid Gezi Rehberi ile Doğa, Tarih ve Kültür Keşfi
Venedik’in Kalbi: San Marco Meydanı’nı Benimle Keşfet! (Kapsamlı Rehber)
Venedik Gezi Rehberi II: Canal Grande – Dünyanın En Güzel Bulvarı
