1. Anasayfa
  2. Keşfet

Valensiya’nın Nabzı Festivallerle Atıyor: Fallas ve Corpus Christi Maceram!

Valensiya’nın Nabzı Festivallerle Atıyor: Fallas ve Corpus Christi Maceram!
Valensiya'nın Nabzı Festivallerle Atıyor: Fallas ve Corpus Christi Maceram!
0

Merhaba sevgili gezginler! Bugüne kadar kaç kez plansız bir maceranın, en unutulmaz anıların kapısını araladığını fark ettim. Valensiya gezim de tam olarak böyle bir sürprizle dolu başladı. Şehre adım attığım anda kendimi, Akdeniz’in en coşkulu ve gürültülü kutlamalarından biri olan Valensiya Fallas Festivali‘nin kalbinde buldum! Daha önce bu konuda pek bilgim yoktu ama inanın, bu benim için tam bir kültürel keşif oldu. Valensiya’nın sokakları, eğlence, tarih ve bambaşka bir enerjiyle dolup taşıyordu.

Bu yazıda, benim Valensiya sokaklarında adım adım deneyimlediğim Fallas coşkusundan, festivalin can damarı olan o muhteşem ninot‘lardan ve ardından şehrin dini derinliğini yansıtan Corpus Christi Festivali Valensiya‘nın izlerini sürdüğüm müze ziyaretlerinden bahsedeceğim. Hazır olun, Valensiya’nın sokaklarına sanal bir ışınlanma yaşıyoruz!

Valensiya Fallas Festivali: Ateşin Temizleyici Gücüne Bir Övgü

Valensiya Fallas Festivali Ateşin Temizleyici Gücüne Bir Övgü
Valensiya Fallas Festivali Ateşin Temizleyici Gücüne Bir Övgü

Valensiya’nın ünlü Fallas‘ları aslında çok eski bir geleneğe dayanıyor. Rivayetlere göre kışın soğuk ve karanlık günlerinde marangozlar, atölyelerinin önüne çok kollu fenerler asarmış. Havalar ısınmaya başlayınca, Aziz Joseph Şenliği akşamında bu fenerleri yakarak baharı karşılarlarmış. İşte bu nedenle festivalin doruk noktası, San Jose şenliğinin kutlandığı 19 Mart’a denk geliyor. Bu gece, yakılacak ne varsa yakılıyor; ateşin temizleyici ve dönüştürücü gücüne bir övgü adeta.

Zamanla bu fenerler, hicivsel ve eleştirel öğeler içeren devasa objelere dönüştürülmeye başlanmış. Bu devasa heykellerin her bir küçük parçasına ise ‘ninot’ deniliyor. Yıl boyunca büyük bir özenle hazırlanan bu balmumu, kağıt ve ahşap heykeller, Valensiya Fallas Festivali boyunca şehrin dört bir yanına yerleştiriliyor. Sokaklar, bir anda sanatsal bir açık hava sergisine dönüşüyor, her köşe başında farklı bir hikâye sizi bekliyor.

Valensiya Fallas Takvimi: Bu Coşkuya Ne Zaman Katılmalı?

Eğer benim gibi plansız bir zamanda gitmez ve bu eşsiz İspanya festivallerinden birini deneyimlemek isterseniz, işte Fallas döneminin ana hatları:

  • Şubat Son Pazar: Crida – Serranos Kulesi’nde Fallas Kraliçesi festivali resmen başlatır, Turia nehrinde maytaplar patlatılır.
  • 3 Şubat – 15 Mart: Ninot Sergisi – Tüm yılın eseri olan ninotlar sergilenir ve halkın oylamasına sunulur.
  • 15 Mart: La Plantà – Tüm devasa heykellerin ve ninotların yerlerine yerleştirilmesi tamamlanır. Şehir en süslü haliyle parlar.
  • 17 & 18 Mart: La Ofrenda – Plaza de la Virgen’de çiçeklerden devasa bir Meryem Ana heykeli yapılır. Rengarenk geleneksel kıyafetler içinde binlerce Fallero ve Fallera bu etkinliğe katılır.
  • 1-19 Mart: Mascleta ve La Nit de Foc – Her gün öğlen 14:00’te Plaza del Ayuntamiento’da mascleta patlamaları ve geceleri Turia Nehri yatağında büyüleyici havai fişek gösterileri (La Nit de Foc) yapılır.
  • 19 Mart: La Crema – Festivalin doruk noktası! Gece 22:00’den itibaren tüm heykeller yakılır. Plaza del Ayuntamiento’daki ana heykel ise gece 01:00’de ateşe verilir.

O Anları Bizzat Yaşadım: Mascleta’nın Sarsıcı Ritmi!

Benim Valensiya’ya gelişim, Fallas‘ın tam da bu hazırlık ve yerleştirme dönemine denk geldi. Şehrin her yerinde tatlı bir telaş ve beklenti vardı. Ama hiçbir şey beni mascleta‘nın o eşsiz deneyimine hazırlayamazdı! Plaza del Ayuntamiento’ya yaklaştıkça kalabalığın enerjisi beni içine çekmeye başladı. Polis kordonları, itfaiye ve sağlık ekipleri… Herkes dans ediyor, şarkı söylüyor, bu büyük gürültü şölenini bekliyordu.

Geleneksel kıyafetler içinde zarif Fallera’lar ve özel giysileriyle Fallero’lar (erkeklerin kıyafetleri matadorların yorgun hali gibiydi, oldukça otantik!), alanda bir geçit töreni yaptılar. Sonra o an geldi! Sanırsınız tüm şehir taarruza geçti, öyle bir patlama, öyle bir gürültü ki… 120 kilo barutun aynı anda patlaması, yerin altından gelen bir ritim gibi tüm vücudunuzu sarıyor, sizi adeta havaya fırlatıyor! O kalabalığın içinden kaçmak kolay olmadı ama bu, gerçekten de yaşanması gereken bir macera Valensiya anıydı.

Sokaklara çıktığımda da eğlence bitmemişti. Reina ve Ayuntamiento meydanları öğlen 12:00-15:00 arası trafiğe kapanıyor, yerini orkestralara, dans eden insanlara bırakıyordu. Gece yarılarına kadar süren partiler, sokak yemekleri, içkiler… Valensiya Fallas Festivali, sadece bir etkinlik değil, tüm şehrin nefes aldığı, yaşadığı bir süreç!

Fallas Müzeleri: Ateşten Kurtulan Ninot’ların Hikayesi

Eğer Fallas dönemine denk gelemezseniz bile, bu eşsiz kültürü yakından tanımak için Museo Fallero‘yu mutlaka ziyaret etmelisiniz. Ben de oradaydım ve adeta zaman tüneline girmiş gibi hissettim. 1934 yılından bu yana, her yıl halk oylamasıyla yakılmaktan kurtulan ‘indultado’ ninot’ların sergilendiği bu müze, festivalin ruhunu anlamak için harika bir yer. Göreceksiniz, heykeller arasında hem masum hem de son derece sivri dilli, hiciv dolu eserler var.

  • Museo Fallero: Pazartesi-Cumartesi 10:00-19:00, Pazar 10:00-14:00. Giriş 2 Euro, Cumartesi ve Pazar ücretsiz. Opera Valencia’nın karşısında.

Bir diğer seçenek ise Museo de Artista Fallero. Şehrin kuzeyinde biraz uzakta olsa da, yapımcıların gözünden Fallas’ı görmek isterseniz, burada resmi müzedeki “iyi huylu” ninot’ların aksine, daha radikal ve cüretkar eserler sergileniyormuş. Benim bu müzeye gitmeye vaktim olmadı ama kültürel keşifler Valensiya rotanızda değerlendirebilirsiniz.

Gizemli ve Görkemli: Valensiya Corpus Christi Festivali

Valensiya‘nın halkı sokaklara döken bir diğer önemli kutlaması da Corpus Christi Festivali Valensiya. Ben bu festivalin canlı anlarına denk gelemesem de, Museo del Corpus‘u ziyaret ederek bu tarihi geleneğin derinliklerine inme fırsatı buldum. 1355’lere dayanan köklü bir geçmişe sahip bu festival, Paskalya’dan sonraki altmışıncı günde kutlanıyor ve Katolik dünyası için büyük önem taşıyor.

Festivalin en çarpıcı anları, dini konulu devasa heykellerin, yani ‘Rocas’ların, görkemli arabalarla şehirde dolaştırılması. Museo del Corpus‘ta sergilenen bu heykellerin her biri, İncil’den bir sahneyi betimliyor ve adeta yaşayan bir tarihe tanıklık ediyor. Cabalgata del Convite alayı, els cavallets (atlıkarınca), els pastorets (çobanlar) gibi figürlerle dolu geçitler, Moma ve Momos’un yedi günah ve erdem mücadelesini anlatan dansı… Tüm bunlar Valensiya’nın sokaklarını bir masal diyarına çeviriyor.

Museo del Corpus: Geçmişe Açılan Pencere

Eğer Corpus Christi Festivali Valensiya‘ya canlı olarak katılamazsanız, bu eşsiz mirasın izlerini sürmek için Museo del Corpus (Casa de las Rocas) harika bir durak. Burada, festivalin en can alıcı unsuru olan o devasa ‘Rocas’ heykelleri, tüm yıl boyunca özenle saklanıyor.

  • Museo del Corpus: Salı-Cumartesi 10:00-14:00 ve 15:00-19:00, Pazar 10:00-22:00. Giriş ücretsiz.

“Valensiya’nın Nabzı Festivallerle Atıyor: Fallas ve Corpus Christi Maceram!” gibi diğer içeriklerimiz için keşfet kategorimize göz atabilirsiniz.

Ceren’den Valensiya Gezi İpuçları

  1. Festival Zamanlaması Hayati! Eğer Valensiya festivallerinden birini deneyimlemek istiyorsanız, seyahatinizi Fallas (Mart) veya Corpus Christi (Paskalya sonrası 60. gün) dönemine denk getirin. Unutulmaz bir atmosfer garanti!
  2. Erken Rezervasyon Şart! Festival dönemlerinde otel ve uçak fiyatları tavan yapıyor, yer bulmak zorlaşıyor. Aylar öncesinden planlamanızı yapın ve rezervasyonlarınızı tamamlayın.
  3. Gürültüye Hazır Olun! Özellikle Fallas döneminde şehir sürekli patlayan maytaplar ve havai fişeklerle dolu. Gürültüye hassasiyetiniz varsa kulak tıkaçları bulundurmak isteyebilirsiniz. Ama bu, Valensiya’nın enerjisinin bir parçası!
  4. Yerel Lezzetleri Deneyin! Paella’nın doğduğu şehirdeyseniz, sokaklardaki festival yemeklerini ve tapas barlarını es geçmeyin. Horchata ve Fartons ikilisini de mutlaka tadın.

Valensiya, dışa dönük, enerjik ve her şeyi eğlenceye dönüştürmeye hevesli gerçek bir Akdenizli ruhuna sahip. Benim için Valensiya Fallas Festivali ve Corpus Christi Festivali Valensiya ile tanışmak, bu şehrin özünü anlamak demekti. Sokaklarda dans eden, gülen, hayatı dolu dolu yaşayan insanlarıyla Valensiya, tüm duyularınızı harekete geçiren, sokaklarında tarihin ve eğlencenin iç içe geçtiği, gerçek bir Akdeniz rüyası.

Peki ya sizin favori Valensiya festivaliniz hangisi olurdu? Yorumlarda benimle paylaşmayı unutmayın ve bir sonraki gezi rehberi Valensiya maceram için takipte kalın!

İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:

Granada Gezi Rehberi: Endülüs’ün Kalbinde Masalsı Bir Keşif

Lizbon Gezi Rehberi: Okyanusun Akdeniz Ruhlu Başkentiyle Tanışın!

Cabo da Roca Gezi Rehberi: Avrupa Kıtası’nın Bittiği Yerdeki Büyülü Gün Batımı

Merhaba! Ben Ceren Gezgin, dünyayı gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seven biriyim.Soy adım gibi gerçekten gezginim. Çocukluğumdan beri gezmeyi ve keşfetmeyi çok seviyorum. İlk kez 18 yaşında yurt dışına çıktım ve o günden beri farklı ülkeleri gezmeye devam ediyorum.Gezdiğim yerler arasında Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika'dan ülkeler var. Gezdiğim yerleri ziyaret ederken sadece turistik yerleri değil, yerel hayatı da deneyimlemeye çalışıyorum. Yerel halkla tanışıyor, onların kültürlerini ve yaşam tarzlarını öğreniyorum.Gezilerimi ve deneyimlerimi fiyatinedir.net sitesinde paylaşıyorum. Sitede ülke rehberi, şehir rehberi, gezilecek yerler, konaklama, ulaşım ve yeme-içme gibi konularda bilgiler bulabilirsiniz.Dünyayı benimle tanımanızı çok isterim. Farklı kültürleri, farklı yaşam tarzlarını ve farklı güzellikleri keşfetmenize yardımcı olmak istiyorum.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir