1. Anasayfa
  2. Keşfet

Burdur’un Kalbinde Bir Nefes: Lisinia Doğa Projesi İle Yaban Hayatına Yolculuk!

Burdur’un Kalbinde Bir Nefes: Lisinia Doğa Projesi İle Yaban Hayatına Yolculuk!
Burdur'un Kalbinde Bir Nefes: Lisinia Doğa Projesi İle Yaban Hayatına Yolculuk!
0

Merhaba sevgili gezgin dostlarım! Bu sefer sizi, sadece filmlerde ya da rüyalarda rastlayabileceğinizi düşündüğüm, Türkiye’nin kalbinden ilham veren bir projeye ışınlıyorum. Burdur’un yemyeşil topraklarında, doğanın fısıltılarını dinleyerek mucizeler yaratan bir avuç gönüllünün eseri olan Lisinia Doğa Projesi, beni derinden etkiledi. Eğer yolunuz Burdur’a düşerse, kasabaya 36 km mesafedeki bu eşsiz durakta mola vermeden dönmeyin derim. Türkiye’de gönüllülerin neleri başarabileceğine inanamayacak, adeta büyüleneceksiniz!

Lisinia’ya ahşap bir kemerden geçerek adım attığınız anda, şehir hayatının tüm karmaşası kapıda kalıyor. Karşınıza çıkan her şey, ağaç kütüklerinden, dallardan ve sazlıklardan özenle yapılmış doğal malzemelerle inşa edilmiş. Burası adeta modern dünyanın dışında bir köy, bir cennet köşesi gibi. Sade giyimli, güler yüzlü doğa gönüllüleri etrafta size rehberlik ediyor, sorularınızı yanıtlıyor ve bu projenin ruhunu ilk andan itibaren hissetmenizi sağlıyor.

Yürüyüşe başladığınızda, kuru ağaç dallarından yapılmış devasa bir kartal heykeli sizi selamlıyor. Bu, Lisinia’nın doğal sanat galerisinin sadece bir başlangıcı. Kıyıya vurmuş, rüzgarın ve suyun şekillendirdiği ağaç dalları burada adeta birer sanat eserine dönüşmüş. Yakından incelediğinizde, bu ‘doğal heykeltıraşın’ nasıl da olağanüstü eserler ortaya çıkardığını görüyorsunuz. Burada açık hava atölyesinde sanatçı doğa hiç durmadan çalışıyor. Bu sıra dışı heykeltıraşı seyrederken, ahşap masalarda oturup sıcacık gözleme yiyebilir, mis kokulu çayınızı veya serin ayranınızı yudumlayabilirsiniz.

Geniş, ahşap bir mekanda, ağaç kütüklerinden yapılmış taburelerde oturup projenin tanıtım konuşmasını dinlemek, Lisinia deneyiminin önemli bir parçası. Genç gönüllüler, size bu sırada nefis bir lavanta çayı ikram ediyor. Elinizde lavanta çayının sıcaklığı, dilinizde hafif acımsı ama gizemli tadı ve burnunuza gelen keskin lavanta kokusu eşliğinde, projenin gelişimini ve yapılanları dinlerken zaman zaman kulaklarınıza inanamayabilirsiniz. Ama ülkemiz için yapılan bu umut veren ve gurur verici çalışmalar, ruhunuza adeta bir hafiflik katıyor.

Lisinia: Bir Hayalin Ötesinde, Doğayla Yeniden Bağ Kurmak

Lisinia: Bir Hayalin Ötesinde, Doğayla Yeniden Bağ Kurmak
Lisinia: Bir Hayalin Ötesinde, Doğayla Yeniden Bağ Kurmak

Bölgenin antik adı Pisidia ve en önemli şehri Lisinia imiş. Lisinia, yükselen ve batan güneşin, ay ışığının suda parlaması anlamına geliyormuş. Kanserden ailesini kaybeden veteriner hekim Öztürk Sarıca, 2005 yılında doğadaki tüm canlı ve cansız varlıklar arasındaki uyumu bozan kirliliğin kanser üzerinde de etkili olduğu düşüncesiyle bu projeyi başlatmış. Amaç, doğal yaşamı sürdürmek ve gelecek nesillere miras bırakmak.

Bir Veteriner Hekimin Umut Işığı: Lisinia’nın Doğuş Hikayesi

Üç yıllık bir izin mücadelesinin ardından Lisinia Doğa Projesi, ülkemizin ilk Yaban Hayatı Merkezi unvanını resmi olarak kazanmış. Aynı dönemde, tüm masrafları Öztürk Sarıca tarafından karşılanmak üzere 10 yıllığına Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na devredilmiş. Bu projede hiçbir destek ve hibe kabul edilmiyor; sadece üretilen doğal ürünleri satın alarak katkıda bulunabiliyorsunuz. Bu özgün duruş, Lisinia’yı benim gözümde daha da değerli kılıyor.

Merkezde kullanılan tüm tarım alanlarında organik ve ilaçsız tarım yapılıyor. Yüzyıllık Burdur bölgesine özgü tohumlar kullanılarak, sıfır kimyasal içeren çevre dostu tarım uygulamaları, ekolojik üretim sertifikalarıyla gerçekleştiriliyor. Bölgede lavanta ve gül üretimi yaygınlaştırılıyor, bu da hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de doğal güzellikleri artırıyor. Ayrıca, ‘Doğa Okulu’ kapsamında genç doğa gönüllüleri yetiştiriliyor, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyorlar.

Su seviyesi gittikçe azalan Burdur Gölü‘nü kurtarmak amacıyla, gönüllüler çevredekilere daha az su kullanarak tarım ve hayvancılık yapılabileceğini anlatıyor ve köylüleri bu konuda eğitiyorlar. Temiz enerji kullanımı için, projede güneş paneli sistemi aracılığıyla güneş enerjisinden faydalanılıyor. Yani Lisinia, sürdürülebilir yaşam ve çevre dostu turizm konularında sadece bir proje değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi sunuyor.

Yaban Hayatı İçin Bir Cennet: Lisinia Rehabilitasyon Merkezi Deneyimi

Bilgilendirme toplantısından sonra, hemen yanınızdaki satış stantlarından alışveriş yapmak mümkün. Sabunlar, bitkisel yağlar, ballar ve çok daha fazlası… Bu doğal ürünleri alarak projeye destek olmak, hem kendiniz hem de doğa için küçük ama anlamlı bir adım.

Sunumu izleyip doğal ürünlerden alışveriş yaptıktan sonra, ahşap yapıların sıcaklığı ve doğallığın sadeliğiyle şehir hayatının karmaşık görüntü, ses ve kokularından sizi uzaklaştıran köyün toprak yollarında bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Adımlarınız sizi Lisinia Doğal Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’ne götürüyor.

Minik Kahramanların İkinci Şansı: Yaban Hayatı Kurtarma Serüveni

Burada avcılar tarafından vurulmuş, kimyasallarla zehirlenmiş veya çeşitli hastalıklara yakalanmış vahşi hayvanlar, merkezde tedavi programına alınıyor ve iyileştikten sonra doğaya geri bırakılıyor. Bu merkez, yaban hayatı için adeta bir umut kapısı. Buraya getirilen hayvanların sayısı ve tedavi başarıları gerçekten takdire şayan:

  • Pelikan: 1
  • Çeltikçi: 2
  • Sakarmeke: 5
  • Yeşilbaş Ördek: 2
  • Angut: 27
  • Çakır Kuşu: 4
  • Yılan Kartalı: 3
  • Leylek: 47
  • Flamingo: 3
  • Kerkenez: 24
  • Kara Akbaba: 1
  • Kızıl Akbaba: 1
  • Kukumav: 14
  • Baykuş: 6
  • Kulaklı Orman Baykuşu: 6
  • Peçeli Baykuş: 6
  • Büyük Kocagöz: 2
  • Domuz: 2
  • Gökçe Delice: 1
  • Gök Doğan: 8
  • Şahin: 12
  • Sülün: 1
  • Kumru: 6
  • Kaplumbağa: 9
  • Gri Balıkçıl: 2
  • Sığır Balıkçılı: 4
  • Alaca Balıkçıl: 6
  • Küçük Ak Balıkçıl: 1
  • Güvercin: 2
  • Üveyik: 2
  • Saz Delicesi: 1
  • Tepeli Toygar: 2
  • Serçe: 2
  • Çobanaldatan: 3
  • Kırlangıç: 3
  • Ebabil: 1
  • Keklik: 26
  • Şah Kartal: 1
  • Delice Doğan: 12
  • Çakal: 1
  • Martı: 2
  • Doğan: 320

Merkeze gelen 584 hayvandan 394’ü tedavi edilerek doğaya geri salınmış. Bu rakamlar, Lisinia’nın yaban hayatına olan katkısının ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Benim için bu, sadece bir hayvan hastanesi değil, aynı zamanda umudun ve şifanın bir sembolü.

 “Burdur’un Kalbinde Bir Nefes: Lisinia Doğa Projesi İle Yaban Hayatına Yolculuk!” gibi diğer içeriklerimiz için keşfet kategorimize göz atabilirsiniz.

Ceren’den Lisinia Gezi İpuçları:

  • Ziyaret Zamanı: Lisinia, özellikle lavantaların mor tülleriyle süslendiği yaz başı (Haziran sonu, Temmuz başı) ve sonbaharın ılıman günlerinde muhteşem olur. Lavanta kokuları eşliğinde yürüyüş yapmak ayrı bir keyif!
  • Çocuklarınızla Gidin: Büyük şehir hayatının karmaşasından ve teknolojinin sunduklarından çok farklı alternatiflerin olduğunu çocuklarınıza göstermek için harika bir yer. Onlar da birer doğa gönüllüsü olmaya heveslenebilirler.
  • Doğal Ürünleri Deneyin: Lisinia’da üretilen sabunlar, lavanta yağı, gül suyu ve bal gibi doğal ürünlerden alarak projeye destek olun. Hem kaliteli ürünler kullanmış olursunuz hem de bu anlamlı projenin sürdürülebilirliğine katkı sağlamış olursunuz.
  • Rahat Ayakkabılar Şart: Arazi koşulları nedeniyle bol bol yürüyeceğinizden rahat yürüyüş ayakkabıları giymenizi tavsiye ederim. Doğayı kucaklamaya hazır olun!

Birçok bileşeni barındıran bu projenin kesinlikle ziyaret edilmeyi hak ettiğini düşünüyorum. Özellikle çocuklarınızla gitmenizi tavsiye ederim. Onlara, bize emanet edilen ve gelecek nesillere aktarılacak olan doğanın sadece insanlara hizmet etmek için var olmadığını, hayvanlar ve bitkilerle barış ve uyum içinde yaşamadığımız sürece doğanın intikamının acımasız olacağını gösterin. Belki de sizin çocuklarınız da geleceğin birer “Doğa Gönüllüsü” olur!

Peki, siz de Burdur’un bu gizli cennetine bir ziyaret planlamak ister misiniz? Yorumlarda benimle düşüncelerinizi paylaşmayı ve bu ilham veren yolculuğa çıkmayı unutmayın!

İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:

Üsküp Gezi Rehberi: Balkanların Kalbinde Tarih ve Modernizm Bir Arada!

Salzburg Gezi Rehberi: Mozart’ın Melodileriyle Orta Çağ’da Büyülü Bir Yolculuk

Ankara’ya Çok Yakın Bir Cennet: Nallıhan ve Kayıp Juliopolis’in Büyülü İzleri!

Merhaba! Ben Ceren Gezgin, dünyayı gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seven biriyim.Soy adım gibi gerçekten gezginim. Çocukluğumdan beri gezmeyi ve keşfetmeyi çok seviyorum. İlk kez 18 yaşında yurt dışına çıktım ve o günden beri farklı ülkeleri gezmeye devam ediyorum.Gezdiğim yerler arasında Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika'dan ülkeler var. Gezdiğim yerleri ziyaret ederken sadece turistik yerleri değil, yerel hayatı da deneyimlemeye çalışıyorum. Yerel halkla tanışıyor, onların kültürlerini ve yaşam tarzlarını öğreniyorum.Gezilerimi ve deneyimlerimi fiyatinedir.net sitesinde paylaşıyorum. Sitede ülke rehberi, şehir rehberi, gezilecek yerler, konaklama, ulaşım ve yeme-içme gibi konularda bilgiler bulabilirsiniz.Dünyayı benimle tanımanızı çok isterim. Farklı kültürleri, farklı yaşam tarzlarını ve farklı güzellikleri keşfetmenize yardımcı olmak istiyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir