1. Anasayfa
  2. Keşfet

Büyülü Oxford: İngiltere’nin Tarihi ve Akademik Kalbinde Bir Gün

Büyülü Oxford: İngiltere’nin Tarihi ve Akademik Kalbinde Bir Gün
0

Merhaba sevgili gezgin dostlarım! Bu kez rotamızı, adını duyduğumuzda bile zihnimizde asil kuleler, yemyeşil avlular ve binlerce yıllık bilgelikle dolu koridorlar canlanan o efsanevi şehre çeviriyoruz: Oxford!

Hani derler ya, “Memlekette Oxford vardı da biz mi gitmedik!” İşte bu sefer, o meşhur üniversite şehrine bizzat adım atıp, sanki bir masal kitabının sayfalarına ışınlanmış gibi hissettim kendimi. İngiltere’nin güneydoğusunda, Londra’ya sadece bir saat mesafedeki bu büyüleyici diyar, kültürel keşifler ve tarihin derinliklerinde yolculuk yapmak isteyenler için tam bir cennet.

Yaklaşık 155.000 nüfusuyla küçük sayılabilecek bir şehir olsa da, Oxford, İngilizce konuşulan dünyadaki en eski üniversiteye, yani Oxford Üniversitesi‘ne ev sahipliği yapıyor. Şehrin her köşesi, Sakson döneminden kalma binalardan Viktorya dönemi gotik şaheserlerine kadar zengin bir mimari mirasla dolu. Ben de bu tarih kokan sokaklarda kaybolurken, adeta zaman tünelinde yolculuk yaptım.

Oxford’a Nasıl Gidilir ve İlk İzlenimleriniz Neler Olacak?

Uzun bir İngiltere maceramın ardından, Oxford‘a Londra’dan otobüsle geçmeyi tercih ettim. Victoria İstasyonu yakınlarından kalkan otobüsle yaklaşık bir saatlik keyifli bir yolculuğun ardından kendimi bu harika şehrin sokaklarına attım. Otobüs biletlerimi önceden online alarak hem bütçeme uygun hem de rahat bir ulaşım sağladım. Tren de bir seçenek ancak tren biletleri genellikle daha pahalı oluyor ve Oxford istasyonundan şehir merkezine ek bir ulaşım gerekebiliyor.

Şehre ilk girdiğim anda, muhteşem mimarisiyle göz kamaştıran binalar beni âdeta büyüledi. Her köşe başında bir tarih ve sanat eseriyle karşılaşmak, modern kıyafetli insanlara rağmen ortaçağdan fırlamış bir film setinde gezdiğim hissini uyandırdı. Sabahın erken saatleri olmasına rağmen (saat 10:10 gibi şehre ulaştım), Gloucester Green Otobüs Terminali‘nin hareketliliği beni hemen içine çekti.

Sırt Çantamdan Kurtulup Tarihe Dalıyorum: Ashmolean Müzesi

Büyük bir sırt çantasıyla gezmek ne kadar zor olur bilirsiniz. Şehre gelmeden önce yaptığım araştırma sayesinde pratik bir çözüm buldum: Bazı müzeler, sergi güvenliği nedeniyle büyük çantaları kabul etmeyip emanet dolapları sunuyor. Benim ilk durağım da bu yüzden Ashmolean Sanat ve Arkeoloji Müzesi oldu!

Sırt çantamdan kurtulup sadece el çantamla hafifleyince, dünyanın ilk üniversite müzesi ve İngiltere’nin en eskisi olan bu mimari şahesere kendimi bıraktım. 1678-1683 yıllarında inşa edilen ilk binasından sonra, mevcut bina 1841-1845’te yapılmış ve 2009’da büyük bir restorasyon geçirmiş. Müze, Pazartesi hariç her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Kesinlikle listenize eklemelisiniz!

  • Ashmolean Müzesi‘nde Mısır mumyaları, İslam sanatı, Hint tekstilleri ve antik belgeler gibi çok zengin koleksiyonlar sergileniyor.
  • Türkiye’den getirilmiş Bergama Büyük Sunağı’ndan eşsiz parçaları görmek beni ayrıca gururlandırdı.
  • Raphael, Titian, Caravaggio, Picasso, Van Gogh gibi ustaların eserlerinin yanı sıra, Albert Einstein’ın 1931’de Oxford Üniversitesi‘nde kullandığı yazı tahtası gibi bilimsel tarihi eserler de burada bulunuyor.
  • Hatta 1999’da bir hırsızlık vakası yaşanmış; sadece Cézanne’ın 3 milyon sterlinlik ‘View of Auvers-sur-Oise’ tablosu çalınmış. İnanılmaz, değil mi?

Oxford’un Kalbinde Bir Tur: Kuleler, Kolejler ve Tarihi Sokaklar

Müzeden çıktıktan sonra Magdalen Caddesi’ndeki Martyrs Memorial‘ı (Şehitler Anıtı) gördüm ve ardından kalabalık ve canlı George Street’e, oradan da tesadüfen Oxford‘un en ünlü caddesi olan Cornmarket Street‘e ulaştım. Bu cadde üzerinde St. Michael Kilisesi ve The Saxon Tower bulunuyor.

Zamanım kısıtlı olduğundan, karşıma çıkan ilk kule olan Saxon Kulesi’nden şehri panoramik olarak görmek istedim. Kilisenin 1040 yılından beri ayakta kalan bu kulesi, Oxford‘un en eski yapılarından biriymiş. Kuleye çıkış ücreti 3 pound. İçerideki koro çalışmasını dinlerken adeta huzur buldum. Bu kulede ayrıca, Oxford Şehitlerinin tutulduğu Bocardo Hapishanesi’nin hücre kapılarını görmek de mümkün.

Oxford‘un kalbinin attığı, birçok ünlü mağaza, dükkan ve cafenin bulunduğu Cornmarket Street‘te dolaşırken, hemen yanındaki Queen Street’i de keşfetme fırsatı buldum.

Biraz ilerleyince, Oxford Üniversitesi‘nin en eski kolejlerinden biri olan Balliol College‘ın kapısına geldim. Tüm kolejler turistlere açık değil; gezilebilenlerden biri olan Balliol’a 3 Sterlin ödeyerek girdim. 1263 yılında kurulan bu kolej, üç eski başbakan, beş Nobel ödüllü kişi ve Alice Harikalar Diyarında‘nın yazarı Lewis Carroll gibi birçok önemli isme ev sahipliği yapmış. Balliol ayrıca kaplumbağalarıyla ünlüymüş; en bilineni Rosa Luxemburg adını taşıyan Rosa. Kolejin bakımlı binaları ve bahçesinde 400 yıllık bir dut ağacı bile vardı!

Balliol’dan çıktıktan sonra, caddenin karşısında Trinity Koleji‘ni ve hemen yanında Bilim Tarihi Müzesi‘ni gördüm. Müze, dünyanın en eski müze amaçlı binasında yer alıyor ve Albert Einstein’ın yazı tahtasını bile barındırıyor. Girişi ücretsiz olsa da vaktim yetmediği için içini gezemedim, aklım kaldı!

Yolum beni Sheldonian Theatre, Bodleian Kütüphanesi ve Radcliffe Camera gibi Oxford Üniversitesi‘nin ikonik yapılarına taşıdı. Özellikle Bodleian Kütüphanesi, Avrupa’nın en eski kütüphanelerinden biri ve 11 milyondan fazla eseriyle Birleşik Krallık’ın en büyük ikinci kütüphanesi. Rehberli turlarla içini gezmek mümkün. Radcliffe Camera ise şehrin simgesi haline gelmiş, nefes kesici neo-klasik bir yapı. Bu bölge, Oxford‘un akademik ruhunu en derinden hissettiğim yer oldu.

High Street üzerinde bulunan University Church of St Mary the Virgin‘ın kulesine çıkarak Radcliffe Camera‘yı ve çevresindeki kolejleri kuşbakışı görmek harika bir deneyim olabilirdi, ama benim için sadece hızlı bir dışarıdan bakışla kaldı.

Yine tesadüfen keşfettiğim Kapalı Çarşı, 1774’ten beri faaliyet gösteren tarihi bir pazar. Hediyelik eşya dükkanlarından pastanelere kadar birçok farklı tezgahı barındırıyor. Modern zamanlarda bile geleneksel pazar kültürünü yaşatan bu yer, özellikle Cumartesileri çok hareketli oluyormuş.

Ve tabii ki Carfax Kulesi! 12. yüzyıldan kalma St. Martin’s Kilisesi’nin bugüne ulaşan tek parçasıymış. 99 basamakla çıkılan kuleden Oxford‘u panoramik olarak izlemek mümkün. Giriş ücreti 2.70 Sterlin.

Gezimin son duraklarından biri olan Christ Church, Harry Potter hayranları için özel bir yer taşıyor çünkü filmdeki Hogwarts Büyük Salonu’na ilham veren mekan burada bulunuyor. Aynı zamanda hem bir katedral hem de bir üniversite koleji şapeli olarak hizmet vermesiyle İngiltere Kilisesi’nde benzersiz bir konuma sahip. On üç İngiliz başbakanı ve Lewis Carroll gibi önemli mezunları var.

Ve elbette İç Çekiş Köprüsü (Bridge of Sighs)! Hertford Koleji’nin iki bölümünü birbirine bağlayan bu zarif köprü, Venedik’teki adaşıyla karşılaştırılsa da aslında Rialto Köprüsü’ne daha çok benziyormuş. Öğrencilerin sınavlarına yetişirken iç çektikleri rivayet edildiği için bu ismi almış olması, köprüye ayrı bir romantizm katıyor.

Oxford‘da gezilecek daha birçok yer var: Tabiat Tarihi Müzesi, Pitt Rivers Müzesi, Christ Church Resim Galerisi, Blackwell’s Books kitapevi ve Botanik Bahçeleri bunlardan sadece birkaçı. Hatta yaz aylarında Magdalen Köprüsü‘nde kiralanabilen geleneksel punting tekneleriyle nehirde gezinti yapmak da oldukça popüler bir aktivite.

Ceren’den Gezi İpuçları: Oxford Maceranız İçin Pratik Öneriler

  • Ulaşım: Bütçe Dostu Otobüs! Londra’dan Oxford‘a geliyorsanız, otobüs trenin aksine genellikle daha uygun fiyatlıdır ve terminal şehir merkezindedir. Biletlerinizi gidiş-dönüş olarak önceden internetten alarak avantaj sağlayabilirsiniz.
  • Bavul Derdi Yok: Müze Çözümü! Eğer benim gibi büyük bir çantayla geliyorsanız, Ashmolean Müzesi gibi büyük müzelerde genellikle ücretsiz veya çok uygun fiyata kullanabileceğiniz emanet dolapları bulunur. Şehri hafifçe gezmenizi sağlar!
  • Kolejleri Keşfedin: Balliol Bir Başlangıç! Oxford Üniversitesi‘nin tüm kolejleri turistlere açık olmasa da, Balliol College gibi giriş ücreti olan (genellikle 3 Sterlin) bir veya iki koleji ziyaret ederek o eşsiz atmosferi deneyimleyebilirsiniz. Gitmeden önce hangi kolejlerin açık olduğunu kontrol edin.
  • Yürüyüş Rotası Oluşturun: Her Köşe Başında Sürpriz! Oxford, yürüyerek rahatlıkla gezilebilecek bir şehir. Haritanızı elinize alın ve kendinizi ara sokaklara bırakın. Cornmarket Street, High Street gibi ana caddelerden şaşmayın ama daracık geçitlerin de tadını çıkarın.

Oxford, benim için tek günde tadına doyulmaz bir maceraydı. Sanki bir film setinde gezdim, bir masal diyarına ışınlandım ve ortaçağın gizemli havasını sokaklarda doyasıya soludum. Harry Potter filmlerini izleyenler, Hogwarts’ın büyülü atmosferini bu tarihi üniversite şehrinde adım başı hissedeceklerdir. Tadı damağımda kalan bu asil şehre, görmediğim, gezmediğim yerleri keşfetmek için kesinlikle tekrar gitmek isterim!

Siz de Oxford gezi rehberimi okuduktan sonra bu büyülü şehri ziyaret etmeyi düşündünüz mü? Belki de çoktan gezdiniz ve benimle paylaşmak istediğiniz harika anılarınız vardır! Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi aşağıya bekliyorum. Yeni bir macerada görüşmek üzere!

Merhaba! Ben Ceren Gezgin, dünyayı gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seven biriyim.Soy adım gibi gerçekten gezginim. Çocukluğumdan beri gezmeyi ve keşfetmeyi çok seviyorum. İlk kez 18 yaşında yurt dışına çıktım ve o günden beri farklı ülkeleri gezmeye devam ediyorum.Gezdiğim yerler arasında Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika'dan ülkeler var. Gezdiğim yerleri ziyaret ederken sadece turistik yerleri değil, yerel hayatı da deneyimlemeye çalışıyorum. Yerel halkla tanışıyor, onların kültürlerini ve yaşam tarzlarını öğreniyorum.Gezilerimi ve deneyimlerimi fiyatinedir.net sitesinde paylaşıyorum. Sitede ülke rehberi, şehir rehberi, gezilecek yerler, konaklama, ulaşım ve yeme-içme gibi konularda bilgiler bulabilirsiniz.Dünyayı benimle tanımanızı çok isterim. Farklı kültürleri, farklı yaşam tarzlarını ve farklı güzellikleri keşfetmenize yardımcı olmak istiyorum.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir