1. Anasayfa
  2. Keşfet

Lviv Gezi Rehberi: Kalbimi Çalan Ukrayna Kültür Başkenti’nin Büyülü Sokakları!

Lviv Gezi Rehberi: Kalbimi Çalan Ukrayna Kültür Başkenti’nin Büyülü Sokakları!
Lviv Gezi Rehberi: Kalbimi Çalan Ukrayna Kültür Başkenti'nin Büyülü Sokakları!
0

Merhaba gezgin dostlarım! Bu sefer rotamızı, Doğu Avrupa’nın kalbinde gizli kalmış, ancak son yıllarda adını sıkça duyuran bir masal şehrine çeviriyoruz: Lviv! Ukrayna’nın bu batı incisi, bana kalırsa Avrupa’nın en gözde şehirleriyle rahatlıkla yarışabilecek bir güzelliğe sahip. Özellikle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki eski şehir bölgesi, adeta zaman tünelinde bir yolculuk vaat ediyor. Burası gerçekten de Ukrayna Kültür Başkenti unvanını sonuna kadar hak ediyor!

Lviv, Polonya sınırına sadece 70 km uzaklıkta ve Ukrayna’nın Sovyet etkisinden en az etkilenen bölgelerinden biri. Bu da demek oluyor ki, burada karşınıza çıkan mimari, kültür ve insan yapısı daha çok bir Orta Avrupa şehrini andırıyor. Arnavut kaldırımlı sokakları, buram buram kavrulmuş Lviv kahve kokan kafeleri ve o nostaljik çıngıraklı tramvaylarıyla, şehrin kendine özgü, gizemli bir ruhu var.

Şehirde yaklaşık 860.000 kişi yaşıyor ve nüfusun büyük bir kısmı Ukraynalılardan oluşsa da, Rus ve Polonyalıların da önemli bir varlığı var. Benim gibi Türk gezginler için sevindirici bir haber: para birimi olan Ukrayna Grivnası, Türk Lirası’na göre hala oldukça değerli, bu da seyahatinizi daha bütçe dostu hale getiriyor. Ayrıca Lviv otelleri ve yeme-içme mekanlarında yabancı dil bilen personel bulmak, Ukrayna’nın diğer şehirlerine kıyasla çok daha kolay. Şehrin çoğu yerinde ücretsiz Wi-Fi imkanı da cabası!

Neden Lviv’i Keşfetmelisiniz? Bir Kültür ve Tarih Yolculuğu

Neden Lviv'i Keşfetmelisiniz? Bir Kültür ve Tarih Yolculuğu
Neden Lviv’i Keşfetmelisiniz? Bir Kültür ve Tarih Yolculuğu

Lviv, mimarisinden zengin kültürüne, capcanlı eğlence hayatından leziz mutfağına kadar her köşesinde ziyaretçilerine keyifli bir deneyim sunuyor. Kilise ağırlıklı tarihi binaları, görkemli heykel ve anıtlarıyla mimari bir şölen sunarken, tiyatro ve operalarında sahnelenen performanslar ruhunuzu okşuyor. Burası, çikolata, kahve ve bira üretimiyle gastronomi alanında da iddialı. Yıl boyunca düzenlenen 100’den fazla festivaliyle de Ukrayna’nın kültür başkenti olduğunu kanıtlıyor.

Şehrin adına gelince, Lviv kelimesi Rusça’da ‘Aslan Şehir’ anlamına gelen ‘Lev’den türemiş. Bu yüzdendir ki, Lviv’de neredeyse her sokağın başında, her meydanın ortasında, hatta tarihi yapıların duvarlarında irili ufaklı aslan heykellerine rastlarsınız. Hatta şehirde üç binden fazla aslan heykeli olduğu söyleniyor! Bu detayı duyunca, aslan avına çıkar gibi gezdiğimi hatırlıyorum.

Lviv’de gezerken farklı dönemlerde yapılmış çok çeşitli mimari tarzlarla karşılaşıyorsunuz. Ukrayna’daki mimari anıtların yarısından fazlasının bu şehirde bulunduğunu duymak beni hiç şaşırtmadı. Özellikle eski şehirdeki sarayların çoğu, Lviv’in 1600’lü yıllarda Polonya yönetimi altında olduğu dönemden kalma ve çoğunlukla İtalyan mimarlar tarafından tasarlanmış. 1700’lerin sonunda Avusturya yönetimine geçmesiyle de Svobody ve Shevchenko Bulvarları üzerindeki binalarda Avusturya mimarisinin ihtişamlı etkisini görüyoruz.

Ukrayna’nın en ünlü şairi, ressamı ve kahramanı Taras Shevchenko’nun ismi de Lviv’in birçok sokağında ve caddesinde yaşatılıyor. Yeri gelmişken, şairimiz Nazım Hikmet’in Shevchenko hayranlığını ve 1956’da Shevchenko Müzesi’nde kaleme olan merakını ve sonrasında yazdığı o dizeleri hatırlatmak isterim:

Kapısından içeri girer girmez
Şevçenko karşıladı beni
Gözlerini görür görmez
Eğildim, öptüm elini
Oturduk aynı sofrada, ekmeğini yedim
Dnepr’in suyunda yüzümü yudum
Ustam, bahtı karalığı bilirsin dedim
Arzettim memleketimin halini
Konuştuk şiir üstüne
Yüreğim gibi dedi, yana yana
Şiir düşmeli, dedi, halkın önüne
Verdi bana kalemini

Ve evet, yiğidin hakkını yiğide verelim: Lviv kızları gerçekten inanılmaz güzeller! Sokaklarda adeta bir podyumda geziyormuş gibi hissettim, hepsi çekici ve çok şıklar. Şehrin bu enerjisi, insanlarının zarafetiyle birleşince ortaya gerçekten büyüleyici bir atmosfer çıkıyor.

Lviv’e Ulaşım: Nasıl Gidilir?

Lviv’e seyahat etmek oldukça kolay ve konforlu. Ben genellikle uçak tercih ediyorum ama tren ve otobüs seçenekleri de mevcut.

  • Uçakla: İstanbul’dan Lviv’e Türk Hava Yolları ve Pegasus’un düzenli seferleri var. Yaklaşık 1.5 – 2 saat süren keyifli bir yolculukla kendinizi Lviv’de bulabilirsiniz. Eğer Kiev üzerinden gelmek isterseniz, oradan Lviv’e günde 4-5 uçuş bulunuyor. Lviv havaalanı, şehir merkezine sadece 7 km uzaklıkta, bu da merkeze ulaşımı çok pratik hale getiriyor.
  • Havaalanından Şehir Merkezine: Havaalanından merkeze ulaşım için taksi, troleybüs veya otobüs kullanabilirsiniz. Taksi pazarlıkla 50-100 Grivna civarı tutabiliyor. Ben genellikle troleybüs (29 numara, 5 Grivna) veya otobüs (48 numara, 7 Grivna) tercih ediyorum, her ikisi de 10-15 dakika arayla kalkıyor. Hızlı otobüsle tren garına gitmek isterseniz o da 20 Grivna.
  • Trenle: Polonya’nın Gdansk, Krakow, Varşova gibi şehirlerinden, hatta Moskova, Prag ve Budapeşte’den uluslararası trenlerle de Lviv’e ulaşım mümkün. Kiev ve Odessa gibi Ukrayna şehirlerinden de düzenli tren seferleri mevcut. Tren garı, eski şehre kısa bir tramvay yolculuğu mesafesinde (1 veya 9 numaralı tramvay, 5 Grivna).

Lviv’de Şehir İçi Ulaşım ve Konaklama İpuçları

Lviv şehir merkezi ve eski şehir bölgesi o kadar kompakt ki, aslında çoğu yeri yürüyerek gezebilirsiniz. Bu da benim en sevdiğim keşif yöntemlerinden biri! Ancak daha uzak noktalara gitmek isterseniz, işte size birkaç ipucu:

  • Tramvay ve Otobüs: Lviv’de tramvay ve otobüsle şehir içi ulaşım oldukça uygun. Tek yön biletler 5 Grivna civarı ve sürücüden alabiliyorsunuz. Benim tavsiyem, özellikle Lychakiv Mezarlığı gibi yerlere giderken tramvayı kullanmanız. Yanınızda büyük bir sırt çantası varsa ikinci bir bilet almanız gerektiğini ve biletinizi biner binmez onaylatmanız gerektiğini unutmayın, kontroller sıkı olabiliyor!
  • Matruşkalar (Dolmuşlar): Bizdeki dolmuşlara benzeyen matruşkalar da 5 Grivna karşılığında belirli rotaları takip ediyor. Yaklaşırken elinizi kaldırıp durdurabilirsiniz.
  • Taksi ve Uygulamalar: Uygun fiyatlı taksi için Uber veya yerel Uklon uygulamasını indirmenizi şiddetle tavsiye ederim. Şehir içinde 40-60 Grivna gibi çok makul fiyatlara her yere ulaşabilirsiniz. Diğer taksilerde taksimetre yoksa mutlaka pazarlık yapın.
  • Turistik Turlar: Şehir turları için turist otobüsleri ve Chudo Train isimli turistik treni kullanabilirsiniz. Benim gezdiğim dönemde tren 110 Grivna, otobüs 150 Grivnaydı ve kulaklıkla Türkçe rehberlik hizmeti de vardı, bu büyük bir kolaylık!

Konaklama: Nerede Kalmalı?

Lviv otelleri konusunda Ukrayna’nın en zengin şehirlerinden biri. Fiyat ve kalite açısından geniş bir yelpazede seçenek sunuyor. Benim önerim, şehrin kalbi olan Rynok Meydanı yakınlarında kalmanız. Böylece hem gezilecek yerlere yakın olursunuz hem de eğlenceden uzak kalmazsınız. Booking.com veya Airbnb’deki seçeneklere göz atabilirsiniz.

  • George Hotel: 1901’de açılan bu tarihi ve prestijli otel, Mickiewicz Meydanı’nda, Shevchenko Bulvarı’na açılan harika bir konumda. Avrupa’daki benzerlerine göre çok daha uygun fiyatlı.
  • Nobilis Otel: Mykhailo Hrushevskyi Meydanı karşısında, Shevchenko Bulvarı üzerinde muhteşem bir 5 yıldızlı otel.
  • Grand Hotel Lviv Luxury and Spa: Merkezi konumu ve tarihi bir binada modern yenilenmiş iç mekanıyla dikkat çekiyor.
  • Ibis Styles Lviv Center: Eski şehir ve Shevchenko Bulvarı’na yürüme mesafesinde, iyi bir konumda ve konforlu bir seçenek.
  • Daireler: Daha ekonomik ve yerel bir deneyim arayanlar için Luxovski Apartment ve Avenue Apartment gibi seçenekler mükemmel fiyat ve konuma sahip.

Lviv Gezilecek Yerler: Bir Masal Şehrinin İzinde

Hazırsanız, Lviv’in büyülü sokaklarına doğru bir yolculuğa çıkalım. Şehri tanımaya başlamak için önce Lviv gezilecek yerler listemdeki üç ilginç anıta göz atın!

  • Sırtçantası Anıtı: Lviv Üniversitesi Coğrafya Fakültesi’nin arka bahçesinde yer alan bu insan boyundaki dev çanta, dünyada sırt çantasına adanmış ilk anıt! Farklı ülkelerden ve kuşaklardan insanların birliğini sembolize etmesi beni çok etkiledi.
  • Baca Temizleyicisi: House of Legends restoranının çatısında oturan, şapkası kolunun altında bir adam heykeli. Üzerine bozuk para atmayı başarırsanız, gelecek yılınızın neşe ve mutluluk dolu olacağı söyleniyor. Ben denedim, hadi bakalım!
  • Gülen Balık Heykeli: Virmenska Caddesi’nde bulunan bu tuhaf balık heykeli, halkı ve turistleri daha çok gülümsemeye teşvik etmek amacıyla yapılmış. Sanatçı her 4-5 yılda bir heykeli yeniden yapıyormuş, yani geldiğinizde farklı bir versiyonunu görebilirsiniz!

Tarihin tasarımla, kültürün romantizmle, sakinliğin eğlenceyle buluştuğu bu şehri gelin daha ayrıntılı keşfedelim!

Lviv’in Kalbi: Rynok Meydanı ve Çevresi

Eski Şehir Lviv bölgesi oldukça küçük ve tüm turistik mekanlar birbirine 5-10 dakikalık yürüme mesafesinde. Burası aynı zamanda şehrin en hareketli ve renkli noktası. Arnavut kaldırımlı sokaklarda dolaşırken tarihi binalara, heykellere, sıcak kafelere hayran kalmamak elde değil. Bolca kafe, şarap barı ve restoran seçeneği bulacaksınız.

Rynok’un kuzeyindeki Krakivska Caddesi’yle birleşen Halytska Caddesi ve en turistik olan Serbska Caddesi (burada Lviv Handmade Chocolate gibi ilginç yerler var!) bölgenin ana arterleri. Virmenska Caddesi ise ilginç duvar resimleri ve heykellerle dolu. Ama tabii ki ilk durağımız şehrin tam kalbi: Lviv Gezi Rynok Meydanı!

Rynok Meydanı (Pazar Meydanı)

Lviv eski şehir, 1998 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi ve bu kararın en önemli nedenlerinden biri, elbette ki tarihi Rynok Meydanı. Meydanda 1527’deki büyük yangından kalan Gotik tarzdaki yapılar, bugünkü Rönesans mimarisine tezat oluşturarak şehrin zengin tarihini gözler önüne seriyor. Yangın sonrası yeniden inşa edilen meydanda, 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar farklı sanat ve mimari tarzları temsil eden 45 yapı bulunuyor. Çoğu üç veya dört katlı olan bu binaların her katta sadece üç penceresi meydana bakıyor. Sebebi mi? Vergi kaçırmak! Dört veya daha fazla penceresi olanların zengin olduğu buradan anlaşılıyormuş! Benim için harika bir detay oldu bu.

Lviv’de yaşam adeta bu meydanın etrafında dönüyor. Kafe ve restoranlarla dolu olan meydan, müzik ve dansla her zaman hareketli. Özellikle yaz geceleri, insan kalabalıkları, sokak sanatçıları ve açık havada şarkılarla danslarla meydan tam bir şenlik yerine dönüşüyor.

Şimdi Rynok Meydanı‘ndaki önemli yapıları daha yakından tanıyalım:

  • Belediye Binası (Ratusha): Meydanın en ikonik yapısı olan bu bina, 65 metre yüksekliğindeki kulesiyle şehrin en iyi panoramik manzarasını sunuyor. 305 basamak tırmanmaya değer! Kulede her saat başında çalan büyük bir çan ve çeyrek saatlerde çalan küçük bir çan var. Büyük çandaki Almanca yazı, ‘İyi uykular, sizi uyandıracağız’ diyormuş. Giriş ücreti sadece 5 Grivna.
  • Bandinelli Sarayı (Lviv Tarih Müzesi): 16. ve 17. yüzyıllarda Floransalı Roberto Bandinelli’ye ev sahipliği yapmış bu güzel bina, şehri Avrupa ülkeleriyle posta hizmetiyle tanıştırdığı için önemli bir figür. Şimdi ise Lviv Tarih Müzesi’nin bir şubesi olarak eski dönem iç mekanları, Floransalı mobilyalar ve halılarla ziyaretçilerini ağırlıyor.
  • Kara Konak (Lviv Tarih Müzesi): Meydandaki 4 numaralı siyah taş bina, cephesindeki Aziz Martin ve Madonna figürleriyle dikkat çekiyor. Zamanla kararmış kum taşından yapılmış bu ilginç bina, Lviv Tarih Müzesi’nin dört şubesinden birine ev sahipliği yapıyor. Burada Ukrayna’nın savaşları, direniş hareketleri ve Yahudi Soykırımıyla ilgili eserleri, hatta Sovyet nostaljisi bölümlerini görebilirsiniz.
  • Kornyakt Sarayı (Lviv Tarih Müzesi): Rönesans mimarisinin önemli yapılarından biri olan Korniakt Evi, Lviv Tarih Müzesi’nin ana kolunu barındırıyor. Özellikle altı pencereli cephesi ve 16. yüzyıldan kalma İtalyan avlusuyla dikkat çekici. Burası ayrıca III. Jan Sobieski’nin Kraliyet Evi olmuş ve meşhur kahve efsanesinin de doğduğu yerlerden biri! Müzede mücevherler, askeri madalyalar ve Ivan Fedorov’un Ukrayna’da basılmış ilk kitapları gibi çok sayıda eser sergileniyor.
  • Lubomirski Sarayı (Lviv Mobilya ve Çin Müzesi): 18. yüzyıl Barok mimarisinin değerli bir anıtı olan bu saray, günümüzde Mobilya ve Çin Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor.
  • Massarivska Sarayı (Lviv Tarih Müzesi): Meydanın 24 numaralı binasında yer alan bu müze, Eskiçağ Ukrayna Tarihi ve Arkeoloji Bölümü’ne ayrılmış. Karpat Kurhan kültürü, İskit altınları ve Lviv’in panoraması gibi önemli sergileri burada görebilirsiniz.
  • Gepnerivska Taş Binası: 1610 yılında yapılan bu Rönesans binası, günümüzde hala orijinal görünümünü koruyor ve Lviv’in en güzel Rönesans mimarisi örneklerinden biri. Burada Kazak lider Ivan Pidkova’nın idam edileceği günü beklediği söyleniyor.
  • Mum Fabrikası (45 Numaralı Bina): 1803 yapımı bu bina, imparatorluk tarzının en iyi örneklerinden. Eskiden mum ve balmumu üretimi yapılan bu yerde, bugün bohem sanatçıların buluşma noktası olan meşhur ‘Atlas’ restoranı bulunuyor.
  • Meydandaki Çeşmeler: Meydanın köşelerindeki dört çeşme, 18. yüzyıldan kalma antik Yunan tanrıları Diana, Neptün, Amphitrite ve Adonis’in heykelleriyle süslü. Benim favorim, Lviv sakinlerinin yaz festivallerinde giydirdiği Neptün heykeliydi!
  • Lviv Kahve Üreticisi (Lviv Coffee Manufacture): Rynok Meydanı’nda, kentin en iyi kahvelerini bulabileceğiniz harika bir mekan. Hem bahçesi hem de mahzenleriyle kahve tutkunları için kaçırılmaması gereken bir yer. Hatta eğitimlere katılıp sertifikalı kahve uzmanı bile olabilirsiniz!
  • Eczacılık Müzesi: 1735’te askeri eczane olarak açılan bu bina, şimdi 2000’den fazla eczacılık malzemesi, simya laboratuvarı ve kütüphanesiyle eğlenceli ve eğitici bir müzeye dönüşmüş.
  • Lviv Çikolata Fabrikası: Serbskaya Caddesi 3 numarada bulunan bu fabrika, Orta Çağ’dan beri lezzetli şekerlemeleriyle tanınan Lviv’in çikolata geleneğini sürdürüyor. Cam duvarlardan çikolatanın nasıl yapıldığını izlemek, benim gibi tatlı krizleri olanlar için harika bir deneyim!

Lviv’in Dini ve Tarihi Yapıları: Bir İnanç ve Miras Yolculuğu

Lviv gezilecek yerler listemizde, şehrin derin dini ve kültürel mirasını yansıtan birçok önemli yapı da var:

  • Lviv Ermeni Katedrali: Şehrin en özgün mekanlarından biri olan Ermeni Katedrali, 1363 yılında bir Ermeni tüccar tarafından inşa edilmiş. Kars Ani’deki katedralden esinlendiği söylenen bu yapı, geç Barok tarzı unsurları, mozaikleri ve etkileyici duvar resimleriyle büyülüyor. Özellikle sakin avlusu, labirent gibi geçitleri ve Kafkas detaylarıyla mutlaka görülmeli.
  • Transfiguration Kilisesi: Ermeni Katedrali’nin hemen batısındaki bu bakır kubbeli kilise, Yunan Katolik Kilisesi olarak hizmet veriyor. Dışarıdan sade görünse de, içi açık, havadar renkleri ve altın ikonostasisiyle oldukça etkileyici.
  • Dominikan Katedrali ve Manastırı: Muzeina Meydanı’nda yer alan bu görkemli katedral, Gotik tarzda inşa edilmiş ve büyük yangından sonra 1792-1798 arasında Barok tarzında restore edilmiş. II. Dünya Savaşı’nda depo ve Ateizm Müzesi olarak kullanıldıktan sonra tekrar ibadete açılmış. İç dizaynındaki heykeller, sunaklar ve freskler kesinlikle görülmeye değer.
  • Din Tarihi Müzesi: Dominikan Katedrali’ne bağlı olan bu müze, eskiden ateizme adanmış olsa da, şimdi Ukrayna’da aktif tüm dinleri ve 1580’de basılan ilk Slav Kilisesi çevirilerinden Ostroh İncil’i sergiliyor.
  • Royal Armoury (Silah Müzesi) ve Ivan Fedorov Heykeli: Doğuya doğru yürüdüğünüzde, elinde kitap tutan bir keşiş heykeli göreceksiniz. Bu, Ukrayna’ya baskı makinesini getiren I. Federov! Silah Müzesi ise, şehrin dış surlarının bir parçası olan ve 10. yüzyıla kadar giden binlerce askeri malzemeyi barındırıyor. Benim favorim, ‘Zülfikar’ adlı çift bıçaklı Doğu kılıcı oldu.
  • Assumption Kilisesi: Rönesans mimari tarzındaki bu kilise, 1592 yılında inşa edilmiş ve renkli vitray pencereleri, altın ikonostasisiyle dikkat çekiyor. Korniakt Kulesi ise eski bir savunma kulesi olarak hizmet vermiş.
  • Aziz Meryem Roma Katolik Kilisesi: Lviv’in en eski Hristiyan kiliselerinden biri olan bu yapı, Gotik tarzdan Neo-Roma unsurlarına evrilmiş ve şehir tarihinde önemli bir yer tutuyor.
  • Altın Gül Sinagogu: Lviv tarihinin acı izlerinden biri olan bu sinagogun kalıntıları, eski şehirde Staroievreiska Caddesi’nde bulunuyor. 1941’de Naziler tarafından yıkılan bu yer, şimdi Holokost kurbanları anıtıyla hareketli bir anıt bölgesi.
  • Boim Şapeli: Latin Katedrali’nin hemen yanında yer alan bu küçük ama görkemli şapel, Boim ailesinin mezar şapeli olarak 1609-1615 yılları arasında inşa edilmiş. Kararmış cephesi ve içerideki İncil’den kabartmalarla adeta baş döndürücü bir yer.
  • Latin Katedrali: 1360’tan başlayarak 120 yılda tamamlanan bu Gotik Katedral, Lviv’de kalan tek Gotik yapı ve çan kulesi kentin silüetine hakim. Papa II. John Paul’ün 2001’deki Lviv ziyaretini anan bir rölyef de burada bulunuyor.
  • St. Peter ve Paul Kilisesi (Eski Cizvit Latin Katedrali): Rynok Meydanı‘nın güneybatı köşesinde yer alan bu kilise, Lviv’in ilk barok yapısı olmasıyla öne çıkıyor. Sovyet yıllarında kitap deposu olarak kullanıldıktan sonra restore edilmiş.
  • Bernardine Kilisesi Manastırı: Bir Kilise ve Manastırı içeren bu kompleks, Rönesans ve Barok stillerinin harika bir sentezi. Özellikle 17. yüzyıldan kalma St Andrew Kilisesi’nin heykellerle, oyma sunaklarla ve fresklerle süslü iç kısmı nefes kesici.
  • Hlyniany Kapısı: Bernardine Kilisesi’nin hemen arkasında, şehri saldırılara karşı koruyan surların bir parçası. Burada yürürken kendimi 16. yüzyıla ışınlanmış gibi hissettim.
  • Kral Danylo Halytskyi Heykeli: Lviv‘i 1256’da kuran Kral Danylo Halytskyi’nin anıtı, Bernardine Kilisesi’nin aşağısındaki sokakta bulunuyor. Şehrin ismini oğlunun adından aldığını düşününce bu heykelin önemi daha da artıyor.

Lviv’in Modern Yüzü ve Sanat Ruhunu Keşfet

Lviv sadece tarihiyle değil, modern yüzü ve sanat ruhuyla da büyülüyor:

  • Özgürlük Bulvarı (Prospekt Svobody): Eski şehrin batı kenarını saran bu büyük bulvar, etkileyici binalar, parklar ve anıtlarla dolu. Özellikle yaz aylarında burası Lviv hayatının merkezi haline geliyor. Adam Mickiewicz ve Taras Shevchenko’nun devasa heykelleri burada yükseliyor.
  • Etnografya, Sanat ve El Sanatları Müzesi: Bulvarın bir köşesinde yer alan bu müzede, ilginç mobilyalar, vitray camlar ve Art Nouveau posterleri gibi çeşitli dekoratif öğeler sergileniyor.
  • Lviv Opera Binası: Özgürlük Bulvarı’nın kuzey ucunda yer alan bu tiyatro, Avrupa’nın en güzel opera binalarından biri olarak kabul ediliyor. Puccini’den Tchaikovsky’ye dünya standartlarında bale ve operaları izlemek için biletinizi önceden almanızı şiddetle tavsiye ederim. İç mekandaki lüks dekorasyonu da görmeden sakın dönmeyin!
  • Andrey Sheptytsky Ulusal Müzesi: Ukrayna sanatına ilgi duyanlar için bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Batı Ukrayna ve Doğu Polonya’dan gelen Slav dünyasının en iyi dini ikonlar koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.
  • Shevchenka Bulvarı: Rynok Meydanı’ndan yürüyerek ulaşabileceğiniz bu lüks cadde, 20. yüzyılın başlarındaki en iyi mimari tarzları sergiliyor. Mağazalar, restoranlar ve şehrin en iyi otellerinden bazıları burada bulunuyor.
  • Potocki Sarayı: Fransız klasizmi tarzında inşa edilen bu saray, günümüzde Avrupa Sanat Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Rubens, Brueghel, Goya ve Caravaggio gibi ustaların eserlerini içeren 60.000’den fazla esere hayran kaldım!
  • Mazoşist Leopold Von Sacher-Masoch’un Doğum Yeri: Potocki Sarayı’nın karşısında, dünyanın orijinal ‘mazoşisti’ Leopold von Sacher-Masoch’un doğum yeri bulunuyor. Serbska Caddesi’ndeki Mazo Café de onun anısına açılmış, hatta zaman zaman size kırbaç atan çalışanlar bile oluyormuş! Farklı bir deneyim arayanlar için…
  • Ivan Franko Üniversitesi ve Parkı: Lviv’in üniversite bölgesi, etkileyici Ivan Franko Üniversitesi binasına ve şair, yazar Ivan Franko’nun anıtına ve onun adını taşıyan büyük parka ev sahipliği yapıyor.

Lviv Dışında ve Diğer Önemli Noktalar

  • Tsori Gilod Sinagogu: II. Dünya Savaşı’ndan kurtulabilen iki Yahudi sinagogundan biri. Naziler burayı ahır olarak kullandığı için yıkımdan kurtulmuş ve şimdi yeniden ibadete açık.
  • Lviv Tren İstasyonu: 1889-1903 yıllarında Art Nouveau tarzında inşa edilen bu istasyonun ön cephesi ‘Sanayi’ ve ‘Ticaret’ adlı alegorik figürlerle süslenmiş, kendisi bir sanat eseri adeta.
  • Aziz Olha ve Elizabeth Kilisesi: Tren İstasyonu’ndan 10-15 dakika uzaklıkta, neo-Gotik tarzda etkileyici bir kilise. Çan kulesine tırmanarak harika bir şehir manzarası izleyebilirsiniz (10 Grivna ücretli).
  • St George Katedrali: Şehir merkezi ile tren istasyonu arasındaki bir tepe üzerinde, 1744-1760 yılları arasında inşa edilen bu devasa Rokoko kilise, bakımlı bahçesi ve Metropolitan Sarayı ile göz kamaştırıyor.
  • Lychakivsky Mezarlığı: Merkezin doğusunda yer alan bu Avrupa’nın en eski mezarlıklarından biri, kesinlikle Lviv gezilecek yerler listemde özel bir yere sahip. 400.000’den fazla kişinin son sığınağı olan bu yer, adeta ölümle güzelliğin buluştuğu bir park gibi. Yazarlar, şairler, politikacılar ve bilim insanlarının zarif el yapımı heykelleri, mezar taşları ve anıtlarıyla dolu. Ukrayna İsyancı Ordusu (UPA) anıtı ve Stalin’in kıtlık kurbanları bölümü de burada. 7 numaralı tramvayla kolayca ulaşabilirsiniz.
  • Lviv İtfaiye İstasyonu: Romanesk tarzında bir tuğla şaheseri olan bu istasyonun dış cephesinde itfaiyecilerin koruyucusu Aziz Florian’ın figürü bulunuyor.
  • Lviv Yüksek Kale Parkı (Castle Hill): Lviv’in doğum yeri olduğuna inanılan bu tepe, kale kalıntılarını ve muhteşem bir seyir terasını barındırıyor. Rüzgarda dalgalanan Ukrayna bayrağı eşliğinde şehrin ve çevresindeki ormanlık tepelerin kuş bakışı manzarasını izlemek harika bir deneyim!
  • Lviv Bira Fabrikası (Lvivarnya): Ukrayna’da eşi olmayan bir müze kompleksi. 5000 yıllık bira üretim geleneğinden Lviv bira fabrikasının tarihine kadar her şeyi öğrenirken, müzedeki barda bira tadım seanslarına da katılabilirsiniz.
  • Rohatyn Kasabası: Lviv’e yaklaşık 2 saat mesafede bulunan bu kasaba, bizim için oldukça özel bir yere sahip. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü padişah eşlerinden Hürrem Sultan (Roxalana olarak da bilinir) burada doğmuş! Kasabanın ana meydanında onun bir heykeli bile var. Hatta Lviv’de de Hürrem heykelleri ve Roxalana adını taşıyan birçok restoran ve kafe görebilirsiniz.

Ceren’den Lviv Gezi İpuçları

Hayatımın en güzel maceralarından birini yaşadığım Lviv’de size birkaç pratik tavsiyem var:

  1. Yerel Uygulamaları Kullanın: Şehir içi ulaşım için Uber veya Uklon uygulamasını telefonunuza indirin. Taksi ücretleri oldukça uygun olacak ve pazarlık derdinden kurtulacaksınız. Bu sayede Lviv ulaşımınızı çok daha kolay halledebilirsiniz.
  2. Kahve ve Çikolata Rotaları Oluşturun: Lviv, kahve ve çikolatasıyla ünlü! Mutlaka Lviv Coffee Manufacture ve Lviv Handmade Chocolate gibi yerleri ziyaret edin. Hatta kendinize bir ‘kahve & çikolata rotası’ çizip farklı kafelerde mola vererek şehrin tadını çıkarın.
  3. Festivallere Denk Getirmeye Çalışın: Lviv boşuna ‘Festival Kraliçesi’ olarak anılmıyor. Yıl boyunca 100’den fazla festival düzenleniyor. Seyahatinizi bir festivale denk getirmek, deneyiminizi çok daha zenginleştirecektir. Hangi tarihte hangi festivalin olduğunu öğrenmek için Rynok Meydanı’ndaki Turist Danışma Ofisi’nden bilgi alabilirsiniz. Bu, Ukrayna kültür başkentini en canlı haliyle görmenizi sağlar.
  4. Tarihi Binaların İçine Girin: Sadece dışarıdan bakmakla kalmayın! Birçok tarihi binanın içinde müzeler, kafeler veya sanat galerileri bulunuyor. Örneğin, Belediye Binası’nın kulesine çıkıp şehir manzarasının keyfini çıkarın.

Lviv Festivalleri ve Eğlence

Dediğim gibi, Lviv tam bir ‘Festival Kraliçesi’. Şehirde hemen her ay bir festival, geçit töreni veya özel bir eğlenceye denk gelebilirsiniz. Lviv’deki konaklamanız süresince hangi festivallerin gerçekleştiğini öğrenmek için Rynok Meydanı‘ndaki Turist Danışma Ofisi’nden bilgi alabilirsiniz. Ben gittiğimde canlı müzik ve sokak performansları ile doluydum, siz de bu atmosferi kaçırmayın!

“Lviv Gezi Rehberi: Kalbimi Çalan Ukrayna Kültür Başkenti’nin Büyülü Sokakları!” gibi diğer içeriklerimiz için keşfet kategorimize göz atabilirsiniz.

Yeme İçme: Lviv Mutfağının Lezzetleri

Ukrayna mutfağı gerçekten çok lezzetli ve Lviv mutfağı da bunun en güzel örneklerinden. Benim Kiev yazımda detaylıca bahsettiğim lezzetlerin yanı sıra, Lviv’e özgü tatlar da cabası. Borç çorbası, varenyky (mantı benzeri), deruny (patates krepleri) ve enfes tatlıları mutlaka denemelisiniz. Özellikle çikolata ve kahve, Lviv‘de bambaşka bir boyutta. Şehirdeki temalı restoranlar ve kafeler de gastronomi deneyiminizi unutulmaz kılacaktır. Yakında Lviv’in yeme-içme kültürü hakkında daha detaylı bir yazı da geliyor, takipte kalın!

Lviv Gezi Rehberimi burada sonlandırırken, bu eşsiz şehri her bir köşesini kendi gözlerinizle görmeniz için sabırsızlanıyorum. Benim kalbimi çalan bu Ukrayna Kültür Başkentinin sizin de favori rotalarınız arasına gireceğine eminim! Lviv’i ziyaret ettikten sonra deneyimlerinizi veya aklınızdaki soruları benimle yorumlarda paylaşmayı unutmayın. Yeni maceralarda görüşmek üzere!

İlginizi çekebilecek diğer içeriklerimiz:

Salzburg Gezi Rehberi: Mozart’ın Melodileriyle Orta Çağ’da Büyülü Bir Yolculuk

Ankara’ya Çok Yakın Bir Cennet: Nallıhan ve Kayıp Juliopolis’in Büyülü İzleri!

Burdur’un Kalbinde Bir Nefes: Lisinia Doğa Projesi İle Yaban Hayatına Yolculuk!

Merhaba! Ben Ceren Gezgin, dünyayı gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seven biriyim.Soy adım gibi gerçekten gezginim. Çocukluğumdan beri gezmeyi ve keşfetmeyi çok seviyorum. İlk kez 18 yaşında yurt dışına çıktım ve o günden beri farklı ülkeleri gezmeye devam ediyorum.Gezdiğim yerler arasında Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika'dan ülkeler var. Gezdiğim yerleri ziyaret ederken sadece turistik yerleri değil, yerel hayatı da deneyimlemeye çalışıyorum. Yerel halkla tanışıyor, onların kültürlerini ve yaşam tarzlarını öğreniyorum.Gezilerimi ve deneyimlerimi fiyatinedir.net sitesinde paylaşıyorum. Sitede ülke rehberi, şehir rehberi, gezilecek yerler, konaklama, ulaşım ve yeme-içme gibi konularda bilgiler bulabilirsiniz.Dünyayı benimle tanımanızı çok isterim. Farklı kültürleri, farklı yaşam tarzlarını ve farklı güzellikleri keşfetmenize yardımcı olmak istiyorum.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir